
Çocuklar saftır.acımasızdırlar.Aslında acımasızlıkları da sadece duru görüşlerinden geçemeyen karışık dünya sebebiyle
edicidir.Ancak onlar ayrımcılığı bilmezler.Siyah ve griyi gördükleri için, etraftan gördüklerini tartıp ölçselerde anlamazlar, ayrımcılığı.Tarihin en büyük ayrımcılığı, milyonların yok oluşuna sebep olmuştur.”The Boy In the Striped Pyjamas – Çizgili Pijamalı Çocuk” .
2. Dünya Savaşı sırasında; bir çocuğun gözünden merakı, suçluluğu, vicdanı ve oyun dolu dünyayı görüyoruz.Asker babasının tayine sebebiyle, Bruno küçük yaşta arkadaşlarından ve tanıdığı herşeyden uzaklaştırılmıştır.Yalnız ve meraklı bir çocuk olarak evin etrafındaki askerler gözetiminde de iyice sıkılan Bruno, dışarı çıkmanın yollarını aramaktadır ve çıktığında ise; karşısına Shumel adında bir çocuk çıkar.Yalnız oynamaları için, iki çocuğun aralarındaki tel engel; dikenli tellerdir.
Zaman zaman kızacağınız, üzüleceğiniz, belki de ağlayacağınız bir dram.İzlediğinizde tüyleriniz diken diken olacak.Maalesef reklam konusunda şanssız.İnternet sayfalarında gezinirken, şans eseri rastladım ve izledim.İyi ki izlemişim.Çünkü “Ne yapıp, ne edip izlenmesi gereken bir film!”.Bundan sonra;
İyi Seyirler…

