<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>NeyiBekliyorsun?_Alpha</title>
	<atom:link href="http://www.neyibekliyorsun.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.neyibekliyorsun.com</link>
	<description>Peki , Sen Neyi Bekliyorsun ?</description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 Nov 2011 08:01:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Steve Jobs</title>
		<link>http://www.neyibekliyorsun.com/bize-takilanlar/arda/steve-jobs/</link>
		<comments>http://www.neyibekliyorsun.com/bize-takilanlar/arda/steve-jobs/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Oct 2011 01:39:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Arda Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arda]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[Die]]></category>
		<category><![CDATA[Jobs]]></category>
		<category><![CDATA[Steve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.neyibekliyorsun.com/?p=1101</guid>
		<description><![CDATA[Şaka gibi Ama Gerçek, şu kulağımda yankılanan söz budur. Sanki tüm dünyayı peşinden koşturacak teknolojik gelişmelerde ilk isimlerden biri olan, Steve ölümü yenmenin de , en azından biraz daha ertelemenin de yolunu bulur diye düşünüyordum hep. Fakat an itibari ile, hiç bir zaman alışılamayacak bir fikir olan &#8220;ölüm&#8221;&#8216;den haber alınca öyle kalakaldım. Nasıl bilirdiniz (?) ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şaka gibi Ama Gerçek, şu kulağımda yankılanan söz budur.<br />
Sanki tüm dünyayı peşinden koşturacak teknolojik gelişmelerde ilk isimlerden biri olan, Steve ölümü yenmenin de , en azından biraz daha ertelemenin de yolunu bulur diye düşünüyordum hep. Fakat an itibari ile, hiç bir zaman alışılamayacak bir fikir olan &#8220;ölüm&#8221;&#8216;den haber alınca öyle kalakaldım.<br />
Nasıl bilirdiniz (?)  , şöyle adamdı , böyle adamdı , şöyle iyi idi yok yok beterin beteri idi&#8230; Gibi konuşmaların ötesinde, benim diyebileceğim tek şey, Büyük adamlardan biriydi&#8230; Apple&#8217;ın açıklaması bunu güzel bir şekil anlatıyor. </p>
<p><a href="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2011/10/Appl_Steve_Jobs.jpg" rel="lightbox[1101]"><img src="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2011/10/Appl_Steve_Jobs-300x169.jpg" alt="" title="Appl_Steve_Jobs" width="300" height="169" class="alignnone size-medium wp-image-1102" /></a></p>
<p>&#8216; I hope he may &#8220;Rest in Peace&#8221; &#8216; diyor , ve onca konuşması , fikri , akılcı zımbırtısı arasından sevdiğim , hastası olduğum bir konuşması olan &#8220;Stay hungry , Stay Foolish&#8221; (&#8220;Aç Kal, Budala Kal&#8221;) konuşması ile onu anmayı uygun görüyoru&#8230; </p>
<p><iframe width="480" height="360" src="http://www.youtube.com/embed/UF8uR6Z6KLc" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.neyibekliyorsun.com/bize-takilanlar/arda/steve-jobs/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gazete Küpürü</title>
		<link>http://www.neyibekliyorsun.com/haber/gazete-kupuru/</link>
		<comments>http://www.neyibekliyorsun.com/haber/gazete-kupuru/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 18:58:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Arda Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[cem ceminay]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklere özel]]></category>
		<category><![CDATA[genç kalmanın sırları]]></category>
		<category><![CDATA[in the morning]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.neyibekliyorsun.com/?p=1068</guid>
		<description><![CDATA[Kitaplığımı topluyordum ki , bunu neden yaptığımı açıklamanın gereksizliği ile yazıya oradan mı girseydim düşencisi halen aklımda. Neyse artık çok geç silip yeniden yazmak için son 10 şansımı yitirmiş durumdayım ( Neden 10 şansım varsa). Çok garip başladım sanırsam konu neydi J. Konu şu idi; Eskilerden kesilip dosyaların arasına koyulmuş bir gazete küpürü idi. Sene ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kitaplığımı topluyordum ki , bunu neden yaptığımı açıklamanın gereksizliği ile yazıya oradan mı girseydim düşencisi halen aklımda. Neyse artık çok geç silip yeniden yazmak için son 10 şansımı yitirmiş durumdayım ( Neden 10 şansım varsa). Çok garip başladım sanırsam konu neydi J.</p>
<p>Konu şu idi; Eskilerden kesilip dosyaların arasına koyulmuş bir gazete küpürü idi. Sene ne zamandır, gazete hangisidir hatırlaması zor fakat köşenin sahibi Cem Ceminay ve köşenin adı ise;  “In The Morning”. O köşe duruyor mudur, Cem Ceminay hala yazıyor mudur, sevilerek mi okunmuştur yoksa sevilmeyerek mi okunmuştur yada ne bileyim okunmamış mıdır bilemem fakat bu yazısını ben çok severek okumuşum kesmişim ve şimdi okudukça gülüyorum…</p>
<p>Yazıyı direk paylaşıyorum, bu kadar sözden sonra bunu demem biraz yalan mı oldu acaba (?)</p>
<p><a class="thickbox" title="smile" rel="same-post-1068" href="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/07/smile.jpg" rel="lightbox[1068]"><img class="size-medium wp-image-1067 alignright" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px; border: 1px solid black;" title="smile" src="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/07/smile-293x300.jpg" alt="" width="234" height="240" /></a></p>
<p style="text-align: center;">“<br />
 <span style="font-size: xx-large;"> Erkekler için Genç Kalmanın Sıraları</span></p>
<p><strong>1-      Hiç evlenme veya mümkün olduğu kadar geciktir.</strong></p>
<p><strong>2-      2- Evleneceksen kendine babası zengin, kardeşleri olmayan bir veliaht kız bul.</strong></p>
<p><strong>3-      Karın senden en az 10 yaş genç olsun.</strong></p>
<p><strong>4-      Sevgililerin de karından en az 15 yaş genç olsun.</strong></p>
<p><strong>5-      Metres tutma. Başına dert alma. Evdeki yeter. Yenisine postu kaptırma.</strong></p>
<p><strong>6-      Çocuk yapma. Çünkü çocuklar senin hayatının en az bir 10 senesini yerler. Karşılığını da göremezsin, habire kendinden bir şeyler verirsin. Ayağını den al!</strong></p>
<p><strong>7-      Kendinden başka kimseyi düşünme ve hiç kimse için üzülme. “Babam ve Oğlum” gibi duygusal filmlerden uzak dur.</strong></p>
<p><strong>8-      Sağlıklı yaşam sana ne iyi, ne kötü gelir. Böyle yazılar okuma. Kafan karışır.</strong></p>
<p><strong>9-      Her gün farklı bir kadınla seks yapmaya çalış. Yapamıyorsan da yaptığını düşünerek kendi kendine idare et.</strong></p>
<p><strong>10-   Paranı kendin için harca, bonkör ol. Başlarına karşı pintiliğin tutsun.</strong></p>
<p><strong>11-   Arkadaşlarını zenginlerden seç. Durumları senden iyi olsun. Böylece sen onların imkânlarından yararlanırsın. Borç morç vermek zorunda kalmazsın.</strong></p>
<p><strong>12-   Fırsat buldukça Rusya’ya git. Bir ayağın Kiev’de olsun. Rusça öğren. Dillerini bilmek hem oradaki hem buradaki Rus hatunlarla çok işine yarar.</strong></p>
<p><strong>13-   Tembellik yap. Günde en az 8 saat uyu. 16 saat çaktırmadan dalga geç</strong></p>
<p><strong>14-   Çabuk ve ayakta yemek yeme. Otur keyfine bak. Midene işkembe muamelesi yapma. Sakat yeme!</strong></p>
<p><strong>15-   Spor yapma. Yıpranırsın. Hamal değilsen vücud yapmak için ağırlık da kaldırma. Günde 1 saat yürü yeter.</strong></p>
<p><strong>16-   Kimseyi kıskanma. Onlardan faydalanmanın yollarını araştır.</strong></p>
<p><strong>17-   Aşık olma. Aşk insanı önce canlandırır sonra bir anda yaşlandırır. Aşık olursan kendinden fedakarlık yapmak durumunda kalırsın. Maddi, manevi bir hasara uğrarsın. Sonunda pişman olacağını bile bile aşka yelken açma. Unutma, aşklar bitici, yediğin kazıklar kalıcıdır.!</strong></p>
<p><strong>18-   Gurme yemek pişirmesini ve güzel dans etmesini öğren. Bunlardan zevk almayı başarırsan karşı cinsten çok daha kolay ve fazla ilgi görürsün. Kadınlar kendilerinden daha iyi yemek yapan ve dans eden erkeklere bayılırlar. Ne yazık ki bu meziyetlere sahip erkeklerin çoğunun bayıldıkları şey de başka erkelerdir.</strong></p>
<p><strong>19-   Durum ne kadar geberingen olursa olsun hayatta hiçbir şeyi kafana takma ve hiç kimseyi umursama. Başından aşağı kaynar sular dökülse bile seri kanlı ol ve sakın panik olma. Stres yapma. Her yaşadığın üzüntünün seni yıpratacağını ve dolayısıyla yaşlandıracağını aklından çıkarma. Üzülen değil üzen ol.</strong></p>
<p><strong>20-   Kaynanandan uzak dur. Evlenmek zorunda kalırsan kaynanı bir düğünde gör, bir de Allah gecinden versin öldüğünde.</strong></p>
<p><strong>21-   İşinin portonu ol. Maaşla çalışma. Aldığın maaş her zaman az gelecektir. Tıpkı onlara sana verdikleri paranın fazla geldiği gibi..</strong></p>
<p><strong>22-   Kimseye inanma. Sözlerinde durdukları tatlı bir sürpriz olur. Durmadıklarında sinirin bozulmaz.</strong></p>
<p><strong>23-   İnsanları oldukları gibi kabul et. Onları eleştirme. Herkese iyi davran. Sevmediklerine bile. Karşılığını mutlaka görürsün. Yoksa tam tersi olur.</strong></p>
<p><strong>24-   Sporu spor olarak gör ve takım tutma. Sana sevinçten çok hüzün verirler.</strong></p>
<p><strong>25-   Kadınlarla futbol konuşma. Seks yapacakları varsa hevesleri kaçar.</strong></p>
<p><strong>26-   Spor, politika ve din konularında kimseyle tartışma. Fikirlerini kendine sakla.</strong></p>
<p><strong>27-   Dağda değil deniz kenarında gez, eğlen, dinlen. Üstünde ne kadar az giysi olursa o kadar rahat edersin.</strong></p>
<p><strong>28-   Porno film izlerken aynı zamanda işine yarayacak bir şeyler öğrenmeye çalış.</strong></p>
<p><strong>29-   Sanal chat odalarına girme. Gözünle görmediğin hiçbir kadına kur yapma.</strong></p>
<p><strong>30-   Buraya kadar okuduysan zaten yaşlandın ve iş işten geçmiş demektir.</strong></p>
<p><strong>“</strong></p>
<p>Ps: Yazdıktan sonra öğrenilecek bir şeylerde varmış gibi geldi içinde <img src='http://www.neyibekliyorsun.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' />  . Ama iş işten geçti ben hem okudum hem yazdım deli yaşlandım J…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.neyibekliyorsun.com/haber/gazete-kupuru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&quot;Alice In Wonderland &#8211; Alice Harikalar Diyarında&quot;</title>
		<link>http://www.neyibekliyorsun.com/sinema/alice-in-wonderland-alice-harikalar-diyarinda/</link>
		<comments>http://www.neyibekliyorsun.com/sinema/alice-in-wonderland-alice-harikalar-diyarinda/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 18:11:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NautilusPro</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Alice HArikalar Diyarında]]></category>
		<category><![CDATA[Alice In Wonderland]]></category>
		<category><![CDATA[Fantezi-Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Johnny Depp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.neyibekliyorsun.com/?p=1058</guid>
		<description><![CDATA[Hem iç karartıcı hem de renkli nasıl olabilir ki?Birşey hem iç karartıcı hem de renkli ise; başına birşey gelmiş demektir.Eski günlerinden kalanlar ile birlikte, o günlere geri dönmek için acı çekmektedir.Bu dönme isteğini sanırım; &#8220;Alice In Wonderland &#8211; Alice Harikalar Diyarında&#8221; adlı filmde göreceğiz. Bilindik bir hikaye.Gerçi zamanımız çocuklarının çoğu bilmez, ben bile pek bilmem.Eskiden ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hem iç karartıcı hem de renkli nasıl olabilir ki?Birşey hem iç karartıcı hem de renkli ise; başına birşey gelmiş demektir.Eski günlerinden kalanlar ile birlikte, o günlere geri dönmek için acı çekmektedir.Bu dönme isteğini sanırım; &#8220;Alice In Wonderland &#8211; Alice Harikalar Diyarında&#8221; adlı filmde göreceğiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilindik bir hikaye.Gerçi zamanımız çocuklarının çoğu bilmez, ben bile pek bilmem.Eskiden kitapların az olduğu zamanlarda insanlar bir iki kitap bulduklarına sevindikleri günlerden kalan bir hikaye.Dillerden dillere dolaşan bir klasik.Sonrasında uzay çağ ile -gerçi hala uzay çağına geçmediğimizi düşünen uzmanlar var ancak- klasiklerin karşısına seri üretim yapımlar çıktı.Bazıları çok iyiydi, ancak bazıları fuzuli yer işgal ediyor sadece bir heves uğruna yazılmıştı.Film, kitaptan bir uyarlama.</p>
<p style="text-align: justify;">Mia Wasikowska(Amelia, Defiance) Alice, Johnny Depp(Public Enemies, Karayip Korsanları 1-2-3) Mad Hatter, Helena Bonham Carter(Charlie ve Çikolata Fabrikası, Terminatör-Kurtuluş, Sweeney Todd) Kırmızı Kraliçe, Anne Hathaway(Gelin Savaşları, Aşkın Kitabı) Beyaz Kraliçe,&#8230; rolünde görüyoruz.Tim Burton yine ayrılamamış ama iyi de yapmış.Karakterler için Anne Hathaway haricindeki herkes cuk oturmuş. <img src='http://www.neyibekliyorsun.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Tabirimi maruz görün.Anne Hathaway&#8217;in suratında hep gözüme batan bir ifade var.O gülümseme biraz fazla büyük sanki.Neyse.İşin ilginç tarafı hikayede, Beyaz Kraliçenin Tarafını tutmamız gerek değil mi?Maalesef, Beyaz Kraliçe&#8217;nin büyük burunluluğu yüzünden ve sanki eziyet etmiş gibi; insan kendisini Kırmızı Kraliçe&#8217;ye üzülürken buluyor.Belki de işin ayrı bir aykırılığı da buradadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Hikayemiz; Alice&#8217;in sosyeteye tanıtım partisinde bir tavşanı görüp onu takip etmesi ile klasik bir şekilde başlıyor.Bunun klasikliği nerede derseniz, hikayenin başlangıcında.Sonrasında ise; iksirler, kapılar, anahtarlar, kardeşler, garip yaratıklar, fareler, şapkalar,&#8230; ortalık karışıyor.Bir kehanet ile Alice zaten, tavşanın peşinden gittiği yerde beklenmektedir.Burası Kırmızı Kraliçe tarafından yönetilmekte olan bir ülkedir.Kırmızı Kraliçe&#8217;nin Kardeşi, Beyaz Kraliçe&#8217;nin geri dönmesi ümidiyle; Alice&#8217;in onları kurtarmasını beklemektedirler.Eskilerde nedense hep biri gelir, harekete geçirir, kurtarır umudu yer alır.Bir nevi her hikayede öyledir <img src='http://www.neyibekliyorsun.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Neyse; Johnny Depp&#8217;i nedense aşırı aykırı bulmuşumdur.Aşırı uçlarda bir oyunculuk sergiler hep.O sebepledir ki yıldızım barışamadı bir türlü.Oyunculukta uç nokta gereklidir.Ama aşırısı?Yine de izledim ve süper bir oyunculuk gördüm.Hikaye ile öyle uyuşmuşlar ki.Başroldeki hanım kızımızı kutlamamak ayrı bir ayıp olur.Ciddi bir oyunculuk sergilemiş.Film boyunca suratından düşmeyen şaşkınlık ifadesine de bakarsanız.Aşırı renkli ve aşırı uç bir hikaye.Her zaman hayalgücü beni büyülemiştir.Burada da büyüleyici bir hayalgücü göreceksiniz.Kesinlikle izlenmeli.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter" src="http://onverita.com/sites/default/files/Alice-Desktop-alice-in-wonderland-2010-10515249-1280-800.jpg" alt="" width="614" height="384" /></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft" src="http://onverita.com/sites/default/files/alice-in-wonderland-2009.jpg" alt="" width="600" height="320" /></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter" src="http://onverita.com/sites/default/files/Official-Alice-in-wonderland-posters-alice-in-wonderland-2009-9577655-1280-1024.jpg" alt="" width="538" height="430" /></p>
<p style="text-align: justify;"><img src="http://onverita.com/sites/default/files/alice-in-wonderland-2010-2009110903.jpg" alt="" width="486" height="720" /></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft" src="http://onverita.com/sites/default/files/Cat-alice-in-wonderland-2009-9031001-1920-1080.jpg" alt="" width="553" height="311" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.neyibekliyorsun.com/sinema/alice-in-wonderland-alice-harikalar-diyarinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&quot;Planet51&quot; Mutlaka Keşfedilmeli</title>
		<link>http://www.neyibekliyorsun.com/sinema/planet51-mutlaka-kesfedilmeli/</link>
		<comments>http://www.neyibekliyorsun.com/sinema/planet51-mutlaka-kesfedilmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 18:11:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NautilusPro</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Planet 51]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.neyibekliyorsun.com/?p=1053</guid>
		<description><![CDATA[Yeğenim ilk sinema deneyimini yaşadığı bugünlerde sinema kategori tercihimiz animasyon.Çocukların bildiği birşey vardır diyorum, onların zekasını küçümsemeyin sakın.Şöyle bir hayal edin; yabancı filmlerde gördüğünüz 1950&#8242;li yıllar, şimdilerde klasik model sayılacak arabalar sokaklarda, gençlik saç bandını ve saç spreyini biliyor, müzikler , bahçesine önem veren iyi aileler,&#8230; Yalnız insanlardan bahsetmiyorum.&#8221;Gezegen 51&#8243; yaşayanlarından bahsediyorum.Karşımızda geçen haftalarda gösterime ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeğenim ilk sinema deneyimini yaşadığı bugünlerde sinema kategori tercihimiz animasyon.Çocukların bildiği birşey vardır diyorum, onların zekasını küçümsemeyin sakın.Şöyle bir hayal edin; yabancı filmlerde gördüğünüz 1950&#8242;li yıllar, şimdilerde klasik model sayılacak arabalar sokaklarda, gençlik saç bandını ve saç spreyini biliyor, müzikler <img src='http://www.neyibekliyorsun.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  , bahçesine önem veren iyi aileler,&#8230; Yalnız insanlardan bahsetmiyorum.&#8221;Gezegen 51&#8243; yaşayanlarından bahsediyorum.Karşımızda geçen haftalarda gösterime girmiş; &#8220;Planet 51 &#8211; Gezegen 51&#8243;.</p>
<p>Lem adlı genç o gün işe alınmıştır, hoşlandığı kızın kendisine aynı duygularla baktığını öğrenmiştir, hayat ile ilgili planı tıkır tıkır işlemektedir kısaca.Ta ki; Dünya gezegeninden keşif için gelen Kaptan Baker&#8217;ın arka bahçelerine kocaman uzay gemisiyle inişini gerçekleştirene kadar.Kaçırılmayacak bir sahne ile gemisinden inen Kaptan Baker, fethetmiş edasıyla gemiden inip klasik bayrak dikme numarası ile gezegenden örnekler alıp geri döneceğini beklerken, birden bir ses ile kendine gelir ve etrafına baktığında bir uygarlığın ortasına iniş yaptığını fark eder.Görev olarak gönderildiği gezegenin sadece kayadan oluştuğunu düşünen Kaptan, o anda aklına gelen tek şeyi yapar ve olaylar budan sonra birbirini kovalamaya başlar.Lem ve Chuck ise bu koşuşturmaca arasında tanışır.Risksiz gündelik hayatı ile yaşayan Lem ile ben edalarında övünen Kaptan hayatlarının sonsuza kadar değişeceği bir dostluğu bulurlar.Gezegendeki ordu, Lem&#8217;in aşk ve iş hayatı, Lem&#8217;in hayal dünyasında yaşayan arkadaşı Skiff, psikopat bilmiş profesör karışımları ile başları beladan biraz zor kurtulur gibime geliyor.</p>
<p>Filmin başından sonuna kendimi; &#8220;Geleceğe Dönüş&#8221; filminin sokaklarında buldum.Hani ilk filmde 1950&#8242;li yıllar havası vardı.İşte orada.Çok hoşuma gitti.Sanki Marty McFly tekrar o sokaklarda yürüyordu.Karakterler ilgisiz.    Filmde evcil köpek olarak; ne olduğuna inanamayacaksınız ancak ben size fragmanlardan arta kalan süprizleri saklamak istediğimden söylemiyorum.Muhteşem bir düşünce.Sevsem mi, sevmesem mi diye tereddüt edeceğiniz türden.Bir karakter daha var ki; işte o tam bir köpek havasında, hatta bana başka bir filmi hatırlatıyor, eminim ancak bir türlü  adı aklıma gelmiyor.Yeğenimin en çok sevdiği karakter de o olmuştu.&#8221;Rover&#8221;!Artık animasyon filmlerde, Rover cinsi karakterler muhakkak yer buluyor bence büyük bir eksikliği doldurduğu için olabilir.Çok sempatik ancak itici derecede değil.Hele taşlarla ilgili bir sahnesi var ki, ben bittim o sahnede.    Bazı fikirlerin oldukça yaratıcı olduğunu kabul etmeliyim.Ayrıca fragmanını izledikten sonra, seslendirme açısından, kesinlik Türkçe Dublajlısını izlemenizi tavsiye ederim.Espriler oldukça güzel işlenmiş, hiçbir aşırılığı yok, gülmekten kırıp geçiriyor.Bildiğiniz yağmurlu günde, sokak lambasına yapışıp dönme sahnesi harika bir bakış açısı kazanmış.Unutmadan IMDB&#8217;den 10 üzerinden 6,1 almış.Kesinlikle haksızlık.</p>
<p>E.T&#8217;ye saygılar, Geleceğe Dönüşe Saygılar,Frank Sinatra&#8217;nın ünlü yağmurlu filmine saygılar, Alien filmine saygılar, Apollo 13 filmine saygılar,&#8230; kısacası  hürmette kusur yok.Tüm başyapıtlardan birer selam size. Ah size daha fazla işkence etmeyeceğim, bence siz filmi izlemeye başlayın ve benim işkencemden kurtulun.</p>
<p>Muhteşem ve kaçırılmayacak bir animasyon&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://onverita.com/sites/default/files/9a00pg.jpg" alt="" width="508" height="672" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://onverita.com/sites/default/files/planete51-photo1.jpg" alt="" width="600" height="480" /></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><span> </span><span> </span><img class="aligncenter" src="http://onverita.com/sites/default/files/Planet-51-798979.jpg" alt="" width="647" height="368" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.neyibekliyorsun.com/sinema/planet51-mutlaka-kesfedilmeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Youtube Yasağına Çözüm</title>
		<link>http://www.neyibekliyorsun.com/iletisebilisim/youtube-yasagi/</link>
		<comments>http://www.neyibekliyorsun.com/iletisebilisim/youtube-yasagi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 12:05:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>E. Enis Güngör</dc:creator>
				<category><![CDATA[İletişebilişim]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl Yaptık]]></category>
		<category><![CDATA[DNS]]></category>
		<category><![CDATA[google maps sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[internet yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[ip]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>
		<category><![CDATA[youtube yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[Youtube yasağı çözüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.neyibekliyorsun.com/?p=1024</guid>
		<description><![CDATA[Hepinizin bildiği gibi geçtiğimiz günlerde alınan mahkeme kararı sebebiyle daha önceden sadece DNS server&#8217;ından engellenen Youtube sitesi şimdi IP&#8217;lerinin teker teker engellenmesi sonucu Türkiye&#8217;deki binlerce insanın mağdur olup özgürlüklerinin kısıtlanması hiç de hoş değil kanımca. Aynı zamanda şu günlerde sıkça işim dolayısıyla kullandığım Google Earth, Google Maps ve bunun gibi Google&#8217;ın daha bir sürü uygulaması ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hepinizin bildiği gibi geçtiğimiz günlerde alınan mahkeme kararı sebebiyle daha önceden sadece DNS server&#8217;ından engellenen Youtube sitesi şimdi IP&#8217;lerinin teker teker engellenmesi sonucu Türkiye&#8217;deki binlerce insanın mağdur olup özgürlüklerinin kısıtlanması hiç de hoş değil kanımca. Aynı zamanda şu günlerde sıkça işim dolayısıyla kullandığım Google Earth, Google Maps ve bunun gibi Google&#8217;ın daha bir sürü uygulaması bu yasaklar yüzünden Türkiye sınırları içerisinde yaşayan milyonlarca insanı mağdur etmiş durumda&#8230;</p>
<p>Ama İTÜ kampüsü içerisinde bulunan şanslı kesim pek de fazla etkilenmemekte:) Bende mağdur olan insanların biraz da olsun bu sorunlarını çözebilmek amacıyla bu yazıyı yazıyorum. <a href="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/hosts.rar">Buradan</a> indireceğiniz .rar uzantılı dosya içindeki hosts belgesini, C:\WINDOWS\system32\drivers\etc yoluna kopyalamanız yetecektir. Kısacası bu yazıdan indirdiğiniz hosts dosyası ile bu yolda bulunan hosts dosyasını değiştireceksiniz. Bu dosyanın içerisinde bazı site ve ip bilgileri var. Bu işlemi yaptıktan sonra DNS ayarlarımızı da değiştirmeyi unutmayalım. DNS&#8217;lerimizi 208.67.222.222 ve 208.67.220.220 olarak değiştirebiliriz. Eğer Google Earth kullanmak istiyorsanız DNS&#8217;lerinizi Google&#8217;ın sahibi olduğu DNS serverları girerek ayarlayabilirsiniz. Google DNS adresleri ise 8.8.8.8 ve 8.8.4.4 &#8216;tür. DNS adreslerinizi girmek için ise google&#8217;dan kısa bir arama yaparak nereye gireceğini bilmeyen vatandaşlar nasıl bu adresleri gireceğini öğrenebilir. Bu işlemden sonra Google Maps&#8217;de çalışmaya başlıyor. Youtube yasağından Google servislerininde etkilenmesinin sebebi Youtube&#8217;un sahibi olan Google&#8217;ın sitelerinin iplerini ortak olarak kullanması veya değiştirmesidir. Yazımın sonunda A. Orhun Patiz&#8217;e de saygılarımı sunmaktan büyük mutluluk duyuyorum:)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.neyibekliyorsun.com/iletisebilisim/youtube-yasagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gsm operatörlerine eski bir dostumuz Yeni Rakı Rakip oldu</title>
		<link>http://www.neyibekliyorsun.com/bize-takilanlar/gsm-operatorlerine-eski-bir-dostumuz-yeni-raki-rakip-oldu/</link>
		<comments>http://www.neyibekliyorsun.com/bize-takilanlar/gsm-operatorlerine-eski-bir-dostumuz-yeni-raki-rakip-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 12:00:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Arda Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bize Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[İletişim]]></category>
		<category><![CDATA[May]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Sınırsız konuş]]></category>
		<category><![CDATA[Ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Rakı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.neyibekliyorsun.com/?p=1030</guid>
		<description><![CDATA[Reklam panolarını süsleyen  “Yeni iletişim Devi “ geliyor başlıklı reklam afişiyle dikkatleri üzerine çeken, merak uyandıran, sonra eğlenceli iletişim konseptli afişleriyle çoğunluğun beğenisini kazanan Yeni Rakı reklam kampanyasına ben bayıldım.  Tekelin özelleşmesinin ardından Yeni Rakı&#8217;nın reklamları dikkat çekmeyi hep başardı ve beğenildi. Fakat bu kampanya ile gönülleri fethetti, en azından benim gönlümü. Günümüzün neredeyse tamamını ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="thickbox" title="yeniraki2" rel="same-post-1030" href="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/07/yeniraki2.jpg" rel="lightbox[1030]"><img class="size-thumbnail wp-image-1032 alignright" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px; border: 1px solid black;" title="yeniraki2" src="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/07/yeniraki2-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p><br class="spacer_" /></p>
<p>Reklam panolarını süsleyen  “Yeni iletişim Devi “ geliyor başlıklı reklam afişiyle dikkatleri üzerine çeken, merak uyandıran, sonra eğlenceli iletişim konseptli afişleriyle çoğunluğun beğenisini kazanan Yeni Rakı reklam kampanyasına ben bayıldım.  Tekelin özelleşmesinin ardından Yeni Rakı&#8217;nın reklamları dikkat çekmeyi hep başardı ve beğenildi. Fakat bu kampanya ile gönülleri fethetti, en azından benim gönlümü.</p>
<p>Günümüzün neredeyse tamamını reklamlara maruz bırakılarak geçirdiğimiz günümüzde ara sıra gerçekten akılcı, esprili, güzel reklam gördüğümde anlamsız bir mutluluk kaplıyor içimi. Şu anda o anlardan birinin doruğundayım. Lafı daha fazla uzatmadan reklam afişlerini paylaşmak istiyorum zaten afişlerin üzerine çok konuşulmaya gerek olmadığını düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: center;"><a class="thickbox" title="yeniraki1" rel="same-post-1030" href="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/07/yeniraki1.jpg" rel="lightbox[1030]"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1031" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px; border: 1px solid black;" title="yeniraki1" src="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/07/yeniraki1-212x300.jpg" alt="" width="212" height="300" /></a></p>
<p><a class="thickbox" title="yeni-iletisim-devi" rel="same-post-1030" href="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/07/yeni-iletisim-devi.jpg" rel="lightbox[1030]"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1037" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px; margin-top: 2px; margin-bottom: 2px; border: 1px solid black;" title="yeni-iletisim-devi" src="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/07/yeni-iletisim-devi-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Fakat bundan önce reklam kampanyası kapsamında karşımıza çıkan internet sitesinden bahsetmezsem olmayacak gibi geliyor. Başlangıçta sakıncalı içerik kapsamında yaş sınırı penceresinde bile çok hoş espriler hemen dikkati çekiyor. Ayrıca olup ta 18 yaşından büyük müsün sorusuna Hayır cevabını verenler açık ansiklopedi sitesi wikipedia ya doğru bir hızlıdan gönderiliyorlar. Evet cevabı ile geçince bu hoş engeli; Bizi “Yakup abi”miz karşılıyor ve “Hoş geldin ve Güle Güle…” diyerek bir anda dumura uğruyorsunuz. Bu siteden gönderme işlemi sürekli sürüyor. 35’lik ,50’lik, 75’lik ve 100’lük tarifeleri olan yeni iletişim devinin herkese hitap ettiği görülüyor ve tarifelerle ilgili detaylı bilgi almak istersek Yakup Abimiz hazır bir şekilde bekliyor. Ve sıkılmadan bizi gönderme çabalarına devam ediyor <img src='http://www.neyibekliyorsun.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><br class="spacer_" /></p>
<p>Özentilik gibi olacak fakat,  Eğer yazıyı okumanız bittiyse ve yorumları da bıraktıktan sonra yolcu yolunda gerek…</p>
<p>Hadi uğurlar ola, Bu yazıdan sonra gidilecek en güzel yere Yeni İletişim Devine <a href="http://www.yeniiletisimdevi.com/">Buradan</a> gidebilirsiniz …</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.neyibekliyorsun.com/bize-takilanlar/gsm-operatorlerine-eski-bir-dostumuz-yeni-raki-rakip-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The (RED) Farkındalığı!</title>
		<link>http://www.neyibekliyorsun.com/guncel/the-red-farkindaligi/</link>
		<comments>http://www.neyibekliyorsun.com/guncel/the-red-farkindaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 08:35:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mlscan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[(RED)]]></category>
		<category><![CDATA[aids]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[bağış]]></category>
		<category><![CDATA[converse]]></category>
		<category><![CDATA[join red]]></category>
		<category><![CDATA[joinred]]></category>
		<category><![CDATA[nike]]></category>
		<category><![CDATA[redproduct]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.neyibekliyorsun.com/?p=1009</guid>
		<description><![CDATA[Join(RED), dünyada sayıları 22milyonu Afrika’da olmak üzere 33 milyonu bulan AIDS hastalarının özellikle Afrika’da yaşayanları için düşünülmüş ve 2006 yılında hayata geçirilmiş bir fikir. Bu tip durumlarda bir hesap numarası verilmesine ya da bir ürün alırken “şu kadar daha fazla ödeyin, şuna yardım edin” durumlarına aşinayız. Ancak, (RED) bunu böyle yapmıyor. Anlaşmalı olduğu, içlerinde Converse, ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a class="thickbox" title="product_red" rel="same-post-1009" href="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/05/product_red.jpg" rel="lightbox[1009]"><img class="alignleft size-full wp-image-1011" style="margin: 10px; border: 1px solid black;" title="product_red" src="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/05/product_red.jpg" alt="" width="240" height="240" /></a>Join(RED), dünyada sayıları 22milyonu Afrika’da olmak üzere 33 milyonu bulan AIDS hastalarının özellikle Afrika’da yaşayanları için düşünülmüş ve 2006 yılında hayata geçirilmiş bir fikir. Bu tip durumlarda bir hesap numarası verilmesine ya da bir ürün alırken “şu kadar daha fazla ödeyin, şuna yardım edin” durumlarına aşinayız. Ancak, (RED) bunu böyle yapmıyor. Anlaşmalı olduğu, içlerinde Converse, Nike, Apple ve daha birçok markanın bulunduğu kurumlar (RED) için tasarladıkları kırmızı ürünleri satıyor ve satışın %50 sini Afrika’daki AIDS hastalarına ilaç alınması için bağışlıyor. Türkiye’de (RED) ürünlerinden bulmak maalesef hiç de kolay değil. Ben bundan bir sene önce Converse’in yaptığı bir kampanyada numarası tek kaldığı için tesadüfen bir (RED) ayakkabısı almış ve çok mutlu olmuştum. Ancak daha sonra bir daha o ayakkabıdan satan bir yer bulamadım. Şuanda Converse’in Türkiye’de satılan (RED) ürünü, geçtiğimiz sevgililer günü çıkarttıkları “I love…” yazılı ayakkabılar. Bunlardan alarak siz de bağışta bulunabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Daha önce de dediğim gibi aslında Converse dışında GAP, Starbucks, DELL, Apple, Nike, Armani ve daha bir çok markanın (RED) için tasarladıkları ürünleri var; fakat ülkemizde pek rastlanmıyor. Bu durumda, mevcut hal değişene kadar klasik yöntemle bağışta bulunabiliriz. Bizden istedikleri şey çok fazla değil. (RED) in yeni kampanyası “<a href="http://www.joinred.com/#lazarusEffect">The Lazarus Effect</a>”de bunu anlatıyor. Sadece 40 cent (ki bu şuanda yaklaşık 60kuruş demek) ile bir AIDS hastasının günlük ihtiyacı olan iki hapı satın almış oluyorsunuz. Gün boyunca 60 kuruşu gerekli olduğu kadar gereksiz ne kadar çok şeye harcadığımızı düşünüp bir insanın hayatını kurtarmak ya da daha iyi hale getirmeye çalışmakla karşılaştırabilir misiniz?</p>
<p>The Lazarus Effect Kampanyası için:</p>
<p>
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="560" height="340" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/gKrtG724Cek&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x5d1719&amp;color2=0xcd311b&amp;hd=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="560" height="340" src="http://www.youtube.com/v/gKrtG724Cek&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x5d1719&amp;color2=0xcd311b&amp;hd=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object>
</p>
<p><br class="spacer_" /></p>
<p>Daha detaylı bilgi için: <a href="http://www.joinred.com/#lazarusEffect">http://www.joinred.com/#lazarusEffect</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.neyibekliyorsun.com/guncel/the-red-farkindaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Step Up 3D</title>
		<link>http://www.neyibekliyorsun.com/sinema/step-up-3d/</link>
		<comments>http://www.neyibekliyorsun.com/sinema/step-up-3d/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 May 2010 23:51:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Arda Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Dans filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Step Up]]></category>
		<category><![CDATA[Step UP 3D]]></category>
		<category><![CDATA[Step Up 3D trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Step Up Fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Step Up imdb]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.neyibekliyorsun.com/?p=992</guid>
		<description><![CDATA[Gerçekten müzik ve dans dolu bir film/hatta filmler serisi/ izlemek isterseniz hemen söyleyeceğim şey “Step Up izleee hemen” olacaktır.  Gerçekten bir müzikal tadında geçen Step Up serisinin filmleri müzikleri ve dansları ile yeterince doyurucu olmasının yanında bu tarz filmlerdeki senaryonun biraz boş kalma durumunu size hissettirmiyor. Büyük bir zevkle izlediğim serinin diğer filmlerinin peşinden gelen ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a title="StepUp3D_cover_02" rel="same-post-992" href="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/05/StepUp3D_cover_02.jpg" rel="lightbox[992]"><img class="size-medium wp-image-995 alignright" style="margin: 10px; border: 1px solid black;" title="StepUp3D_cover_02" src="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/05/StepUp3D_cover_02-202x300.jpg" alt="" width="202" height="300" /></a>Gerçekten müzik ve dans dolu bir film/hatta filmler serisi/ izlemek isterseniz hemen söyleyeceğim şey “Step Up izleee hemen” olacaktır.  Gerçekten bir müzikal tadında geçen Step Up serisinin filmleri müzikleri ve dansları ile yeterince doyurucu olmasının yanında bu tarz filmlerdeki senaryonun biraz boş kalma durumunu size hissettirmiyor. Büyük bir zevkle izlediğim serinin diğer filmlerinin peşinden gelen bu yeni filmi önermemin bir diğer nedeni ise, yeni yeni trend haline gelen 3D filmlerin içinde gerçekten 3 boyutun tat katacağı bir yapısı olması. Düşünsenize, muhteşem dans gösterilerinin bir ekranda sınırlı kalmayıp sizin sahnenize taşınacağını işte ben buna gerçek 3D zevki derim <img src='http://www.neyibekliyorsun.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  .</p>
<p style="text-align: justify;">Daha fazla yorumlarımı katmadan sizinle film hakkındaki diğer detayları paylaşayım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Çıkış Tarihi:</strong> 6 Ağustos 2010 USA için kesin çıkış tarihi Fakat En Geç Ağustos Sonunda Türkiye’deki Sinemalarda yerini almış olacağından eminim.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yönetmen: </strong>Jon Chu</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Senaryo: </strong>Emily Meyer , Duane Adler,  Amy Andelson</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin Fragmanı:</p>
<p>
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="560" height="340" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/8s4HGrMLuHw&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="560" height="340" src="http://www.youtube.com/v/8s4HGrMLuHw&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object>
</p>
<p style="text-align: justify;"><br class="spacer_" /></p>
<p style="text-align: justify;">Step Up bir çok filmin dışına bir site yapmak yerine kendilerinin resmi mySpace profillerini kullanmayı tercih ediyorlar. Ki O da bir film tanıtım sitesinden daha fazla interaktif bir ortam sağladığı için benim hoşuma gidiyor. İnsanlar yorumlarını ve ötesinde film hakkındaki sorunları direk Filmin Yönetmeni/oyuncuları/senaristlerinin cevaplayacağı bir ortamda sorma şansını kazanıyor. İşte O profilin adresi: <a href="http://www.myspace.com/stepupmovie">MySpace Step Up Pofil</a></p>
<p style="text-align: center;"><a title="step-up-3d cover-1" rel="same-post-992" href="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/05/step-up-3d-cover-1.jpg" rel="lightbox[992]"><img class="aligncenter size-medium wp-image-994" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px; margin-left: 200px; margin-right: 200px; border: 1px solid black;" title="step-up-3d cover-1" src="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/05/step-up-3d-cover-1-202x300.jpg" alt="" width="202" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Step Up 3D için bunlar benim diyeceklerim, Peki sizin bir diyeceğiniz Var mı? <img src='http://www.neyibekliyorsun.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.neyibekliyorsun.com/sinema/step-up-3d/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gelgitli gece</title>
		<link>http://www.neyibekliyorsun.com/iletisebilisim/gelgitli-gece/</link>
		<comments>http://www.neyibekliyorsun.com/iletisebilisim/gelgitli-gece/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 May 2010 21:34:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Arda Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[İletişebilişim]]></category>
		<category><![CDATA[Karalama]]></category>
		<category><![CDATA[öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.neyibekliyorsun.com/?p=987</guid>
		<description><![CDATA[Kalem elinden düştü düşecekti, onca sayfadan sonra artık dayanılmaz bir acı olmuştu yazmak. Fakat durmak istemiyordu, bir an bile durmak düşünmek istemiyordu, sadece hissettiklerini yazmak, kendini anlatmak istiyordu. Söylenmemiş söz, paylaşılmamış duygu kalmasın istiyordu. Sonra aniden durdu, gözyaşları ile ıslanmış sayfaya baktı ve şöyle hızlıca bir göz attı, yazabileceği bir şeyin kalmadığının farkına vardı. Bir ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalem elinden düştü düşecekti, onca sayfadan sonra artık dayanılmaz bir acı olmuştu yazmak. Fakat durmak istemiyordu, bir an bile durmak düşünmek istemiyordu, sadece hissettiklerini yazmak, kendini anlatmak istiyordu. Söylenmemiş söz, paylaşılmamış duygu kalmasın istiyordu. Sonra aniden durdu, gözyaşları ile ıslanmış sayfaya baktı ve şöyle hızlıca bir göz attı, yazabileceği bir şeyin kalmadığının farkına vardı. Bir tek cümle kalmıştı artık söylenebilecek ve o cümle ile bitirdi veda mektubunu. “Sizleri çok seviyorum”.</p>
<p>Son gücüyle, sanki güneşin doğuşu gibi kafasını usulca kaldırdı, bir an içini bir ürperti aldı bulduğu çözümden korkuyordu. Birçok kez düşünmüştü, başka bir yol yoktu artık gücü kalmamıştı, içindeki umut artık tükenmişti. Emindi, artık tek çözüm yolu bu kalmıştı. Saat geç olmuştu annesi ve babasını uyandırmak istemiyordu, sessizce kalktı kapısını açtı ve bir bardak su almak için mutfağa doğru parmak ucunda yürüdü. Koridorun duvarlarına hiç bu kadar dikkatli bakmamıştı daha önce. Onca yaşananlara rağmen, sanki burada hiç anısı yoktu. Mutfağa girdi, tam eli elektrik düğmesine değmişti durdu, ışığı açmaması gerektiği aklına geldi. Aldığı bardağa doluca ve sessizce suyunu doldurdu. Ayakları titremeye başlamıştı, bir adım daha atacak gücünün olmadığını hissetti ve sandalyeye oturdu. Biraz nefes almaya sakinleşmeye çalışıyordu. Anlamsız bir şekilde etrafa bakıyordu. Mutfak penceresinden giren ay ışığının aydınlattığı mezuniyet resmini görünce birden bir tebessüm belirdi suratında. Bu ufacık mutluluk bile ona çok anlamsız geliyordu artık. Hâlbuki bundan daha bir ay önce her şey o kadar güzeldi ki. O kadar mutlu ve huzurluydu ki&#8230;</p>
<p>Daha liseden yeni mezun olmuştu. Annesi ve babasına sonsuz şükranlarını sunuyordu yaşlarla dolmasın diye kendini zor tuttuğu mezuniyet töreninde. Deli dolu geçen yıllar umursamaz tavırlarla geçen yılları iyi kötü atlatmıştı. Ailesi bunca yıl onu hayata biraz daha iyi hazırlamak için çabalamıştı. Sevgiyle emekle büyütmüşlerdi onu ve o yaşıtlarına nazaran bunun farkındaydı. Ailesini çok seviyor ve sayıyordu. Hayat denilen bu yarışta, ailesi bile önlerindeki bir engeli daha aşmışlardı. Bu başarının kutlaması bir ay sonra olacak üniversite sınavı yüzünden çok ta uzun sürmeyecekti.  Büyük kavgalar yaşanacak, gözyaşları dökülecekti. Bir sonraki hafta çalışmalar iyice hızlanmıştı, artık maratonda son yüz metreye girilmiş ve tüm atletler son çabalarını burada gösterecekti. Her şey planlandığı gibi gitmemişti, yarışta oldukça geride olmanın stressi tüm aileyi sarmıştı. Artık ev bir savaş alanına dönmüştü, herkes bir birine ateş püskürüyordu. Dışarıdaki düşmana karşı verilen mücadelede bir iş savaş görülüyordu.</p>
<p>En büyük kavgalar baba ile oluyordu; birçok konuda ters düşen baba oğul bu konuda da sürekli birbirlerini kırıyorlardı. Çocuk en isyankâr haline bürünmüştü artık nefes almak bile yorgunluk verici hale gelmişti. Baba ise elinden gelenin fazlasını yapmış oğlunun başarısını istiyordu. Dışarıdan bakınca ikili arasındaki tek sorunun birbirlerini anlayamadıklarını düşünüyordu herkes. Öyle bir hal almıştı ki durum, artık iletişim denebilecek bir diyalog geçmiyordu evin içinde. Çocuk sürekli kendini haklı çıkarma çabasında oluyordu konuşmalarda. Baba ise; yılların verdiği tecrübe ile konuşmalarda haklı olduğundan emindi. Ve durum artık her konuşmayı tartışma haline getirmeye yetiyordu, hem de yıkıcı tartışmalar haline. Arada kalan anne ise ne yapacağını bilemez halde, dalından kopmuş bir yaprak misali bir o yana bir bu yana savruluyordu…</p>
<p>Artık daha fazla bunları hatırlamak istemiyordu. Oldukça emindi bu dünyada onu seven kimse yoktu. Herkes ondan bir şeyler bekliyordu, herkes onu ya oyuncağı görüyordu ya da robotu. Birkaç yudum su içti, derin bir nefes aldı odasına doğru sessizce yürümeye başladı. Zar zor adım atabiliyordu, koridorun ortasına öylece yığılıp kalabilirdi. Fakat kalmamalıydı, onu sevmeyenler, anlamayanlar ona yere yığılıp kaldı diyebile kızabilirlerdi. Artık bir kez daha kızılmaya tahamülü kalmamıştı, kurtulmalıydı bu acı dolu hayattan. Yeniden sinirlendi odasına gitti, yazdığı mektubu büyük bir hışımla aldı ve en son kelimeyi hiç durmadan karalamaya başladı. Gözbebekleri kocaman olmuş, dalmış bir şekilde karalamaya devam ederken, aklına geçen hafta geldi.</p>
<p>Deneme sınavından yeni çıkmıştı, eve gidip artık uyumak istiyordu. Aklındaki tek şey sınava kadar uyumaktı. Eve geldi, kafası bile kaldırmadan odasına doğru yol alacaktı ki, salondaki anne babasının sorusu ile olduğu yerde dona kaldı. “Sınavın Nasıl Geçti” . Çoktan bağırmaya başlayarak salona girdi, onların sınavından başka hiçbir şeyi düşünmediklerinden başladı, onların çocuklarını sevmediklerini haykırdı hatta nefret ettiklerini haykırarak evden çıktı ve bilinmez bir istikamete yola düştü. Salonda kalan anne ve baba ise söylenenlere kızmış, kızgınlıktan öte kırılmışlardı. Birbirleriyle tartışıyorlardı. Bu çocuğun anlama sorunu olduğunu, neden böyle yaptığını anlamadıklarını birbirlerine anlatıyorlardı. Yaptıklarından örnekler veriyorlar kızıyorlar, üzülüyorlar, düşünüyorlar ve bu eylemler bir döngü halinde devam ediyordu. Sokaktaki rüzgârın yüzüne çarpması ile biraz durulduğunu fark eden çocuk, bir koşmaya başladı. Hiç durmadan olabildiğince hızlı koştu aklından tek bir şey geçiyordu bir uçurum kenarına varabilmek ya da buralardan kaçabilecek kadar uzaklara koşmak. Ani bir fren sesi ile durdu. Kafasını kaldırdığında hemen yanında bir araba ve kızgın bir araba şoförünün olduğunu fark etti. Kendi kedine tekrar onayladı, onu yoldaki insanlar bile sevmiyor, anlamıyordu. Ne olmuş yola çıkmışsa, oda biraz yavaş gitseydi ya da çarpıp geçseydi ne diye bu kadar bağırıyordu. Adama doğru yürüdü, adam ona kızıyor önüne neden bakmadığını soruyor, az daha katil olacağını anlatıyordu. Bunu duyunca daha çok sinirlendi. Adam onun ölebilme ihtimaline değil kendisinin katil olma ihtimaline kızgındı. Yerde bulduğu kocaman bir taşı aldı ve adamın ön camına hızlıca fırlattı. Cam tuz buz oldu, adam ve çocuk karakolluk olduk. Aslında adam genç bir delikanlının yaşamını yitirmesinden korkmuştu. Kendini yanlış ifade eden bir şoför, kaza atmosferi ile salgılanan adrenalin ve yanlış anlamaya müsait bir genç ile olay bu hale gelmişti.</p>
<p>Telefon çaldığında halen aynı döngü içinde olan anne ve baba, telefonu açmak için kalkan baba ile biraz duruldular. Karakoldan aranan babanın yüreği ağzına gelmişti, yoksa oğluna bir şey mi olmuştu. Sonra birden kızdı, yoksa bizim oğlan gene ne hatlar yemiş, başını belaya sokmuştu, bizi de karakolluk edecekti. Polis memurunun cümleleri, fırını körlemek için odun atma etkisi yarattı babada. Karakolda durumlar daha da kötüye gitmişti. Tartışmalardan sonraki son durum, adam çocuktan, çocuk adamdan, baba çocuktan şikayetçi idi. Durum karşısında sabrını korumaya çalışan polis ne yapacağını bilemez halde ikili yanlış anlamaları düzeltmeye çalışıyordu. Uzun bir çabanın sonunda, durum sözde tatlıya bağlandı herkes evine gönderildi. Fakat bu sözde anlaşma, arabaya binene kadar anca tutulabildi. Baba çocuğa bağırıyor, çocuk bağaya tek suçlunun o olduğunu söylüyordu. Evin yolu boyunca düşünülen, düşünülmeyen ve hissedilen, hissedilmeyen birçok şey söylendi. Eve girdiklerinde, artık ne sevgi nede saygı vardı ikilinin arasında. Bunun farkına varan anne, havayı biraz yumuşatmaya çalışsa da çocuğun odaya girmesi ve adamın dışarı çıkması ile başarısız oldu. Artık evde anlamsız bir küslük başlamış, sahibi olan fakat ortaya söylenen laflar ile anlaşılmaz bir ilişki hali oluşmuştu. İletişim kurmanın bu kadar zor olduğu, birbirine anlayış göstermenin bu kadar zor olduğu bir yerde yaşamak artık aile bireylerine ızdırap haline gelmişti. Bu süreçte ara sıra yanlış yapmakta olduğunun farkına varan baba ve oğul barışma denemeleri yapıyor fakat bir türlü iyi niyetli oldukları zaman denk düşmüyordu.</p>
<p>Artık sayfanın delindiğini ve masayı karaladığını fark eden çocuk durdu. Haklıydı işte daha bunlar gibi birçok anısı vardı. Annesi ile olan kavgaları da çok fazlaydı ve onları hatırlamak hiç istemiyordu. Masasının üzerindeki bütün kitapları, çalışma materyallerini topladı ve dolabına kaldırdı. Yazdığı mektubu bir zarfa koyup koymayacağını düşünüyordu. Zarfa falan gerek olmadığına karar verip masasının tam ortasına bırakıyor. Hazırladığı ufak bavulu alıyor ve sessizce kapıya doğru giderken biriktirdiği paraların bu kaçış planı için yeterli olmayacağını düşünerek babasından biraz borç almaya karar veriyor. Evet, bu aldığı kesinlikle borç olacak, bir gün gelecek ve babasına bu parayı geri verecek, belki de onu görmek istemezse yollayabileceğini düşünüyor. Bavulunu sessizce kapının yanına bırakıyor, kapının anahtarının çok yavaşça ses çıkarmamasını umut ederek çeviriyor ve salona doğru ilerliyor. Karanlık salonda el yordamıyla masanın üzerindeki cüzdanı arıyor, babası her zaman cüzdanını ve telefonunu masaya bıraktığı için sisince bir tebessüm oluşan suratı ile aramaya devam ederken eli bir zarfa çarpıyor. Zarfta ne olduğunu merak eden çocuk, pencerenin yanında üstüne baktığında, “Oğlumuza ” yazısını ile şaşkınlığa uğrayan çocuk birden kendini mutfakta ay ışığında zarfı açarken buluyor. Bu sırada korkudan titreyen elleri zarftan ne çıkacağının merakı ile daha da titrerken zarfı açıyor.</p>
<p>Zarfın içinden çıkan bir sayfa, önünde altta babanın imzası ve arkasında altta annenin imzası, sayfaların başlarında güzel el yazılılarıyla; “Canım Oğluma” , “Canıma” yazıyor. Çocuk kendi yazdığı mektubun başındaki, “Annem ve Babam olan kişilere”, hitabı aklına gelince utançtan yanaklarını kızarıyor.  İçinde onu yanlış anladıkları ve kırdıkları için özürlerini sunan anne ve babanın sevgi ve -hep çocukları kalacak fakat büyüyen adama duydukları- saygı dolu cümleler, onun her şeyden önemli olduğunu ve her zaman sevdiklerini ve seveceklerini anlatan satırlar ile dolu mektubu okurken çocuk sevinç ve utancın aktığı gözyaşlarını durduramıyor. Mektubu bitirdiğinde, olduğu yere oturuyor ve sabaha kadar durmadan anne ve babasının yazdığı mektubu okuyor. Onların onu ne kadar çok sevdiğini ve aslında onunda ailesini ne kadar çok sevdiğini biliyor. Tek sorunun yanlış anlaşılmalar olduğunu, sorunlar olduğunda çözüm ararken yapıcı olmak yerine yıkıcı olanın sadece ailesi değil, kendisinin de olduğunu fark ediyor. O gece ay ışığı vuran çocuk “farkındalık” erdemiyle banyo yapıyor, sevgi ile kutsanıyor. Birkaç yaş birden büyüten gelgitlerin sonunda gene ailesi tarafından büyük bir hatadan kurtulduğu uzun gecenin sabahında anne ve babasının kapısının önünde onlara</p>
<p>Beni Affedin demek ve ayaklarına kapanmak için,</p>
<p>Bundan sonra çok dikkatli olacağı sözünü vermek ve adam gibi sarılmak için,</p>
<p>Sizi seviyorum demek ve boyunlarına atlamak için, beklerken buluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.neyibekliyorsun.com/iletisebilisim/gelgitli-gece/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Heey Ben&amp;Jerry&#8217;s Dondurma Dağıtıyor!</title>
		<link>http://www.neyibekliyorsun.com/haber/heey-benjerrys-dondurma-dagitiyor/</link>
		<comments>http://www.neyibekliyorsun.com/haber/heey-benjerrys-dondurma-dagitiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Apr 2010 20:09:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mlscan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[bedava dondurma]]></category>
		<category><![CDATA[ben&jerry's]]></category>
		<category><![CDATA[dondurma]]></category>
		<category><![CDATA[dondurma günü]]></category>
		<category><![CDATA[herkese hediye]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.neyibekliyorsun.com/?p=965</guid>
		<description><![CDATA[Ben ve Jerry adındaki iki arkadaş bugün geldikleri noktadan 32 yıl kadar önce bugünle hiç de alakası olmayan işlerle uğraşırlarken birlikte, onlara sadece 5 dolara mal olan bir dondurma kursuna katılırlar ve hayatları, dolayısıyla hayatlarımız değişir. Çünkü bu iki arkadaş, gittikleri kursu değerlendirip  Vermont, Burlington’daki eski bir benzin istasyonunu dondurmacıya dönüştürürler ve iri taneli dondurmaların ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="thickbox" title="free-cone-day" href="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/04/free-cone-day.jpg" rel="same-post-965" rel="lightbox[965]"><img class="alignleft size-full wp-image-968" style="margin: 10px; border: 1px solid black;" title="free-cone-day" src="http://www.neyibekliyorsun.com/wp-content/uploads/2010/04/free-cone-day.jpg" alt="" width="283" height="400" /></a>Ben ve Jerry adındaki iki arkadaş bugün geldikleri noktadan 32 yıl kadar önce bugünle hiç de alakası olmayan işlerle uğraşırlarken birlikte, onlara sadece 5 dolara mal olan bir dondurma kursuna katılırlar ve hayatları, dolayısıyla hayatlarımız değişir. Çünkü bu iki arkadaş, gittikleri kursu değerlendirip  Vermont, Burlington’daki eski bir benzin istasyonunu dondurmacıya dönüştürürler ve iri taneli dondurmaların macerası böylelikle başlamış olur…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İlk dükkanları çevre tarafından çok tutulsa da muhasebe konusunda biraz sorun yaşayan ikili dükkanlarını kapatıp karavanda satış yapmaya devam eder. Satış yaptıkları yer ve şekil değişse de ilk dükkanlarını açtıkları 1978’den 32yıl sonrası olan bugüne kadar değişmeyen şey; kalite ve markanın imzası haline gelen iri taneli dondurmalar olmuş.</p>
<p>Ben&amp;Jerry Dondurmaları ülkemizde çarşı dondurmaları ve Algida Dondurmalarına alışmış bizler için fiyat açısından daha pahalı. Öte yandan kurabiyeli, brownili dondurmaların yanısıra meyveli ve çikolatalı dondurmalarının içerisinde tanelerin ağzınıza gelecek irilikte olmasıyla da alıştığımız tatlardan oldukça farklı. Ülkemizde üç yıl önce açılan Ben&amp;Jerry’s her yıl bulunduğu her yerde dondurma gününü kutlayıp bedava dondurma dağıtıyor ve bu yılki etkinlik 27 Nisan’da! Fiyatları pahalı diye uzak duruyorsan ya da fiyat senin için önemli değil ama henüz denemediysen ya da sen zaten bu dondurmaları çok seviyorsan 27 Nisan’da Bağdat Caddesi, Kanyon, Palladium, City’s Nişantaşı, Cinebonus Meydan ya da Cinebonus Capacity’de bulunan Ben&amp;Jerry’s noktalarından birine  koşup ve 13.00-20.00 arası dağıtılan “Bedava Dondurma”nı kapman için daha iyi bir fırsat olamaz!</p>
<p>Şimdiden iri taneli, bol dondurmalı, iyi eğlenceler!</p>
<p><strong>Unutma 27 Nisan Bedava Dondurma Günü (Free Cone Day)!</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.neyibekliyorsun.com/haber/heey-benjerrys-dondurma-dagitiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

