Hem iç karartıcı hem de renkli nasıl olabilir ki?Birşey hem iç karartıcı hem de renkli ise; başına birşey gelmiş demektir.Eski günlerinden kalanlar ile birlikte, o günlere geri dönmek için acı çekmektedir.Bu dönme isteğini sanırım; “Alice In Wonderland – Alice Harikalar Diyarında” adlı filmde göreceğiz.
Bilindik bir hikaye.Gerçi zamanımız çocuklarının çoğu bilmez, ben bile pek bilmem.Eskiden kitapların az olduğu zamanlarda insanlar bir iki kitap bulduklarına sevindikleri günlerden kalan bir hikaye.Dillerden dillere dolaşan bir klasik.Sonrasında uzay çağ ile -gerçi hala uzay çağına geçmediğimizi düşünen uzmanlar var ancak- klasiklerin karşısına seri üretim yapımlar çıktı.Bazıları çok iyiydi, ancak bazıları fuzuli yer işgal ediyor sadece bir heves uğruna yazılmıştı.Film, kitaptan bir uyarlama.
Mia Wasikowska(Amelia, Defiance) Alice, Johnny Depp(Public Enemies, Karayip Korsanları 1-2-3) Mad Hatter, Helena Bonham Carter(Charlie ve Çikolata Fabrikası, Terminatör-Kurtuluş, Sweeney Todd) Kırmızı Kraliçe, Anne Hathaway(Gelin Savaşları, Aşkın Kitabı) Beyaz Kraliçe,… rolünde görüyoruz.Tim Burton yine ayrılamamış ama iyi de yapmış.Karakterler için Anne Hathaway haricindeki herkes cuk oturmuş.
Tabirimi maruz görün.Anne Hathaway’in suratında hep gözüme batan bir ifade var.O gülümseme biraz fazla büyük sanki.Neyse.İşin ilginç tarafı hikayede, Beyaz Kraliçenin Tarafını tutmamız gerek değil mi?Maalesef, Beyaz Kraliçe’nin büyük burunluluğu yüzünden ve sanki eziyet etmiş gibi; insan kendisini Kırmızı Kraliçe’ye üzülürken buluyor.Belki de işin ayrı bir aykırılığı da buradadır.
Hikayemiz; Alice’in sosyeteye tanıtım partisinde bir tavşanı görüp onu takip etmesi ile klasik bir şekilde başlıyor.Bunun klasikliği nerede derseniz, hikayenin başlangıcında.Sonrasında ise; iksirler, kapılar, anahtarlar, kardeşler, garip yaratıklar, fareler, şapkalar,… ortalık karışıyor.Bir kehanet ile Alice zaten, tavşanın peşinden gittiği yerde beklenmektedir.Burası Kırmızı Kraliçe tarafından yönetilmekte olan bir ülkedir.Kırmızı Kraliçe’nin Kardeşi, Beyaz Kraliçe’nin geri dönmesi ümidiyle; Alice’in onları kurtarmasını beklemektedirler.Eskilerde nedense hep biri gelir, harekete geçirir, kurtarır umudu yer alır.Bir nevi her hikayede öyledir
Neyse; Johnny Depp’i nedense aşırı aykırı bulmuşumdur.Aşırı uçlarda bir oyunculuk sergiler hep.O sebepledir ki yıldızım barışamadı bir türlü.Oyunculukta uç nokta gereklidir.Ama aşırısı?Yine de izledim ve süper bir oyunculuk gördüm.Hikaye ile öyle uyuşmuşlar ki.Başroldeki hanım kızımızı kutlamamak ayrı bir ayıp olur.Ciddi bir oyunculuk sergilemiş.Film boyunca suratından düşmeyen şaşkınlık ifadesine de bakarsanız.Aşırı renkli ve aşırı uç bir hikaye.Her zaman hayalgücü beni büyülemiştir.Burada da büyüleyici bir hayalgücü göreceksiniz.Kesinlikle izlenmeli.





